Geçen Yarım Asırdan Sonra Ay’a Atılan İlk Adımın izleri…

20 Temmuz 1969’da yapılan Apollo 11 göreviyle Neil Armstrong, aya ilk adımını atalı tam 50 yıl oldu. Bu tarihi olaya imza atmadan önce basamaklarda bir an durup, bu anı “Benim için küçük insanlık için büyük bir adım” sözleriyle hepimizin hafızasına kazımayı başardığı çok değerli sözleri dillendirdi. Söylediği bu söz o kadar değerli ki yapmakta olduğu şeyi, dönemin soğuk savaşının etkisiyle kızışan uzay keşfetme yarışı içerisinde, sadece Amerika’ya değil, bütün insanlığa mal etmeyi başarmıştı. Aradaki ince çizginin çok önemli ve belki de o günün şartlarında hayati bir anlamı vardı.

Bu söz üzeride ne kadar düşündüğünü yada kimlerin plandığını bilemem ancak bence bize sunduğu şey kesinlikle hepimizin üzerinde motive olması gereken çok değerli bir bakış açısıydı.

“İnsanlık için büyük bir adım”

Sonuçlarını görmek için yeterli bir süre geçti mi peki? Çoğu insan için öyle olmalı ki, her kes bu adımı ıskalayıp diğer bir adımı görmek istedi ve “50 yıl önceki teknolojiyle atılan bu adım neden bu günkü çok daha ileri teknolojiyle tekrar edilmedi?” diye komplovarinin ötesinde fotoğraflardaki kendilerine göre çelişkilerle bu olayın gerçeklemediğini, bunun dönemin bir gereği olarak amerika tarafından sahnelenmiş bir oyun olduğunu düşünenler bile oldu. Bunun cevabını arayanların gerçekten inandırıcı cevaplar alacığına inanıyor ve bu konuyu merak edenler için tavsiye ettiğim bir video linki bırakıyorum.


Dilin kemiği olmayaşından belki hala Dünya’nın düz olduğunu bile idda edenleri görebiliyoruz

“Sonuçlarını görmek için yeterli zaman geçti mi ?” demiştik. Özellikle son yıllarda başlatılan yeni uzay programları ve özel şirketlerin roket çalışmaları için harcadığı paraya bakınca sonuçlarının geçen yarım asır sonrasında yeni filizlendiğini söyleyebilirim. Bu filizlenen şeyi düşündüğünüzden bazen daha uzun süre toprak altında kalması gereken bir ağacın tohumu gibi düşünebiliriz. Bambu ağacının tohumu gibi, yıllarca toprak altında bekler yeşermez ama bilmeyenin tam umudu kestiğinde bir bakar ki o tohum filizlenir ve kısa bir süre içinde geçen o kadar zamanı rahatça telafi edecek bir ağaç oluverir.

O tohum o gün ekranlarının başında Ay’a atılan o ilk adımı izleyen çocukların zihnine atılmış bir tohumdu. Yıllarca o çocuk bilgiyle fedakarlıkla durmadan sulamış olmalı ki, bu gün artık o tohumun filizlenmiş durumda olduğunu düşünüyorum.

Beni belki biraz fazla iyimser buldunuz. Örnek vermek gerekirse, roket bilimi gibi son derece riskli bir yatırıma neredeyse tüm parasını yatırmış Elon Musk’ı görünce bu kanıya kapılıyorum. Üstelik bu durum bir kaç kişiden ziyade bir durum da değil, daha onlarca hata küçük yatırımcılarıyla belki binlercesi Mars’a gitmek bir yana Mars’a koloni kurmak için var gücüyle çalışıp duruyor.

Belki o yıllarda henüz televizyon bizde yaygın olmadığı ve o heyecanı canlı canlı yaşamadığımız için bilimden biraz uzak kalmış olabiliriz :). Şüphesiz o yayını canlı canlı izlemek tek başına yetmiyordu ama o yayından sonra bahçeye çıkan çocukların ve hata erişkinlerin gökyüzündeki Ay’a bakarken kurdukları hayallerin değişmemiş olması mümkün mü? Bu sonrasında izleyenler için bile böyle değilken buna pek ihtimal veremiyorum.

Soğuk savaşın etkisiyle yapılan bu güç gösterisi soğuk-savaşı bile gölgesinde bırakabilmiş bir gündem konusu haline gelmişti ve kim bilir “İnsanlık için büyük bir adım ” sözüyle o çizdiği ince çizgi insanların içinde bilenen o savaş arzusunu muhtemelen bir an için unuturmuş, herkes Ay’da yürüyen o insanları hayal etmekten alıkoyamamıştır.

abdullah

Site kurucusuyum. Gönüllüleride beklerim..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

shares