Soğuk Havaların İşlemediği Kurbağa

Hemen hemen her yerine hüküm sürdüğümüz bu mavi gezegende doğa yapabildikleriyle bizleri hala büyülemeye devam ediyor.

Canlıların hayatlarını sürdürebilmek için çoğu zaman çevresindeki zorluklarla mücadele ederek alt etmek zorunda. Bütün hayvanlarda gördüğümüz bu özellik, zorluğun seviyesi artıkça daha da ilginçleştiğine şahit oluyoruz. Ancak söz konusu en ilginç olanlarıysa bunlar arasına kesinlikle ağaç kurbağasını (Rana sylvatica) eklememiz gerekecek.

Hayvanlar aleminde kış geldiği zaman bazı türlerde ılıman olan bölgelere doğru bir göç başlar. Bazıları yan gelip kış uykusuna yatar. Ağaç kurbağaları ise kışı bambaşka geçiriyor. Bu kurbağalar enteresan bir biçimde kışın bir kaç defa donma-erime yapabiliyor. Kış döneminin en dondurucu aylarında toprak yüzeyine yakın olan kısımlardaki yaprakların altında, çevresinde bulunan her şey ile beraber donuyorlar.

Ve ardından hava ısınmaya başlayınca eriyerek yaşamsal faaliyetlerine devam ediyorlar. Bu ilginç kurbağalar üstünde yapılan çalışmalar sonucu, vücudundaki suyun büyük ölçüdeki bir kısmın donduğunu ve yaklaşık olarak 4 hafta kadar donmuş olan kurbağaların kaskatı olan vücudunun sıcaklığın yükselmesi ile beraber oluşan buzların çözülmeye, kalplerinin de tekrardan faaliyete geçip atmasına başladığını tespit etmiştir. Fakat bu erime sonucu tekrar hayata dönen kurbağalar neredeyse 1 gün içerisinde hareketlenip normal yaşamına devam ediyor. 

Bu ağaç kurbağalarının donma-erime olayını araştıran bilim insanlarına göre bu kurbağanın kanlarında “doğal antifriz” sistemi mevcut. Yani kışın dondurucu aylarında havadaki buz kristalleri kurbağaya temas ettiği anda ilk başta kurbağanın derisi donuyor ve vücudu sert bir hal alıyor, hatta olası bir sert cisim çarpma durumunda kırılacak bir halde oluyor. Daha sonra kanında bulunan özel bir protein(nucleating proteins) sayesinde kandaki suyun donmasını sağlıyor. 

Oluşan buzlar kurbağanın hücrelerinde bulunun suyun yaklaşık %70 ini emiyor. Bu sırada kurbağanın karaciğeri çok miktarda glikoz(bir çeşit şeker) salgılıyor. Salgılanan bu glikoz boşalan hücrelerin içini doldurarak daha fazla su çekilmesini engelliyor, yoksa tüm suyun çekilmesi durumunda kurbağanın sonu demek olur. Ama salgılanan bu glikoz sayesinde hücrelerin içi hiçbir zaman donmuyor. Sadece hücrelerin dış kısmı donuyor, ve donma sonucu suyunu kaybeden hücreler büzüşüyor ve içleri yoğun kıvamlı glikoz sıvısı ile doluyor. 

Donan kurbağalar haftalarca bu şekilde kalabiliyor ve hiçbir şekilde vücut, hücre, kalp, beyin yani yaşamsal faaliyette bulunmuyor. Havalar ılımaya başladığında ise tekrardan vücudu içeriden dışarıya doğru çözülmeye başlıyor. Emilen su hücrelere geri dönüyor ve kalp atışları yeniden başlamasıyla beraber, kan dolaşımı başlıyor ve nefes alıp verme faaliyeti başlıyor. Bu donma olayını neden gerçekleştiriyor sorusu kafanızda canlandı mı ?

Hemen size onuda anlatalım… Örnek olarak biz insanlardan yola çıkalım, dondurucu soğukta kaldığımız zaman vücudumuzda oluşan buzlanma adeta bir bıçak etkisi yaratarak, organlarımızın içine işleyip büyük bir tahribat yaratıyor ve işlevselliğini yitirip yaşama fonksiyonu bitiyor ve ölmemize sebep oluyor. Ağaç kurbağası da hücre ve organlarını oluşan tahribattan korumak amacıyla buzlanmadan önce kendini dondurarak dışarıdan gelen keskin soğuğa karşı bir koruma kalkanı oluşturmuş olup herhangi bir tahribat almadan yaşamsal organlarını savunmuş oluyor.

abdullah Yıldırım

abdullah

Site kurucusuyum. Gönüllüleride beklerim..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

shares